⚠️ 2026 GÜNCELLEMESİ: Kripto regülasyonlarında nereye geldik?
Bu yazıyı 2018 yılında kaleme aldığımda, kripto paraların merkezi sistemlerle entegre bir regülatif yapı ile var olabileceklerini düşünüyordum. Aradan geçen yıllar da beni haklı çıkarmış görünüyor. Kripto paraların merkezi sistemler tarafından yok sayılmadığını ve yapılan yeni yasal düzenlemelerle yatırımcıların lehine işleyen merkezi sistemlerle entegre edilmiş yapıların kurulduğunu izliyoruz.
2026 Gerçekliği:
2018'de aşağıdaki yazımda bahsettiğim 'beklenen' kurumsal yatırımcılar bugün spot ETF'ler (Exchange-Traded Fund) ve saklama hizmetleriyle ekosistemin tam kalbinde. Kripto artık bir 'alternatif' değil, bir 'varlık sınıfı' olarak bireysel ve kurumsal yatırımcıların hayatına girdi.
Spot Bitcoin ETF Nedir?
2018'de haklı olarak "Kurumsal yatırımcılar sağlam bir zemin bekliyor" diye yazmıştım, günümüzde bu zemin ETF'lerle gerçeğe dönüştü.
O zamanlar sadece 'cüzdan güvenliğini' konuşuyorduk; şimdi ise kurumsal düzeyde 'soğuk saklama' çözümlerinin finansal sistemin parçası haline geldiğini gözlemliyoruz. Nasıl mı?
Fiziksel Sahiplik Yok: Yatırımcı satın aldığı Bitcoin için ayrıca bir soğuk cüzdan kurmak ve şifre saklamak zorunda kalmıyor.
Borsa Uygulamaları Aracılığıyla Alım/ Satım Mümkün: Yatırımcı, kendi kullandığı borsa uygulaması üzerinden "Bitcoin ETF" hissesi alıp, satabiliyor. Ülkemizde bu hizmetler Midas uygulaması üzerinden alınabiliyor.
Arka Planda Ne Oluyor? ETF'yi çıkaran BlackRock, Fidelity gibi şirketler, yatırımcının portföyünde bulunan Bitcoin'i kendi güvenli kasalarında saklama kuruluşları aracılığıyla tutuyor. Bu şirketler mevzuat kapsamında denetlendiği ve bu da şeffaflık sağladığından, büyük fonlar artık mevzuata takılmadan kripto yatırımı yapabiliyor.
Regülasyonun Gücü: Yazıda bahsettiğim Hindistan ve Çin'in yasakçı tavırları, yerini Avrupa Birliğinin 27 ülkesini kapsayan Markets in Crypto-Assets mevzuatına ve ülkelerin kendi Dijital Para projelerine bıraktı.
Hindistan ve Çin'deki güncel durumu merak edenler için kısa bir özet vermek isterim;
Etik ve Güven: Artık sadece teknolojiyi değil, bu teknolojinin kara para aklama (AML) ve terörizmin finansmanı gibi 'karanlık köşelerden' nasıl arındırılacağını konuşuyoruz.
Türkiye'deki Durum Nedir: 2024 yılında yürürlüğe giren 7518 Sayılı Kripto Varlık Yasası ile kripto varlıkları resmen tanımlandı ve bu hizmeti veren platformlar denetim altına alındı. İşte mevcut durumun özeti:
- Yasal Durum ve Denetim:
- SPK Gözetimi: Kripto para borsaları artık Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından lisanslanıyor ve denetleniyor.
- Faaliyet İzni: Türkiye'de hizmet veren Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcılarının ve Kripto Varlık Platformlarının yasal olarak faaliyetlerine devam edebilmeleri için SPK'ya bildirimde bulunmaları ve belirli kriterleri karşılamaları şart.
- Yasal Kısıtlamalar Neleri Kapsıyor?
- Ödeme Yasağı: Kripto paralar, doğrudan mal ve hizmet alımında "ödeme aracı" olarak kullanılamıyor.
- Aracı Kuruluşlar: Ödeme kuruluşları ve elektronik para kuruluşları, kripto para platformlarına fon aktarımı yapılmasına doğrudan aracılık edemezken, bankalar üzerinden yapılan transferler tamamen yasal.
Ekonominin Canlılığı Neye Bağlı?
İcatların ihtiyaçtan geldiğini söyleyen çok eski bir söz vardır bilirsiniz. Finansal teknoloji ve hizmetler söz konusu olduğunda da bu söz bence aynen geçerli.
Latin Amerika, Asya ve Afrika’da Blockchain ve kripto para teknolojilerini bu amaçla kullanmayı planlayan ülkeler ve girişimler görüyoruz;
Latin Amerika ülkelerinden; Meksika, Bitcoin ve ilgili teknoloji şirketlerinin faaliyetlerini Merkez Bankası aracılığıyla düzenleyen bir kanun tasarısı oluşturmuş. Bu yolla, finansal hizmetlerin maliyetinin düşürülmesi, nüfusun daha büyük bir bölümünün bu hizmetlere erişebilmesi hedefleniyor. Özellikle havale ve sınır ötesi ödemelerin gelişim göstereceği ve bu ilerlemenin ülkede yabancı yatırımı büyük ölçüde artırabileceği öngörülüyor.
Meksika’nın Bitcoin’e yönelmesindeki haklı nedenler ise şöyle sıralanıyor;
- Fiziksel para kullanımının azaltması,
- Verimli çalışan şeffaf bir vergilendirme süreci yaratılması,
- Düzenleme ve denetlemenin kolaylaştırılması,
- Düşük maliyetli ve yüksek kalitede bir dijital ekonomi yaratılması.
Aslına bakarsanız, bu saydıklarımız bence Ülkemiz de dâhil olmak üzere küresel ekonomiye entegre olmayı hedefleyen ve vatandaşlarının refahını samimi olarak arttırmayı düşünen tüm ekonomiler için geçerli. Tabii ki, tek başına teknoloji ile bu hedeflere ulaşmak mümkün değil, sermaye gruplarının desteğini almak ve kayıt dışı ekonomiyle mücadele iradesini de göstermek gerekiyor diye düşünüyorum.
Asya ülkelerinden; Çin ve Japonya, Asya'da kripto paraların benimsenmesinin önünü açtı gibi görünüyor. Japon kripto para şirketi Bitflyer Dünya çapındaki kripto ödemelerin nerdeyse % 30'unu gerçekleştiriyor. Yüksek eğitimli ve değişime açık bir halk olan Japonların, ülkelerindeki negatif faiz uygulamasından sakınmak ve varlıklarını korumak için kripto para birimini daha hızlı benimsediklerini söylemek mümkün.
Wepay QR kod ödeme teknolojileri sayesinde, Çin’in nakitsiz bir topluma doğru yol aldığını görüyoruz. Ancak, WeChat hala Çin hükümeti tarafından yakından takip ediliyor. Çin’in elitleri, ihracatın üst seviyede tutulabilmesi için yapılan devalüasyonlardan dolayı varlıklarını ve ödemelerini farklı bir ortama almaya istekli olduklarından kripto paraya geçiş kuvvetlenmiş; ancak, Çin hükümetinin kripto parayı bu yılın başında yasaklamasıyla birlikte bir duraksama yaşanmıştı. Temmuz ayında yapılan açıklama sonrası şimdilerde Çin hükümetinin kripto paraları ABD uygulamalarına benzer şekilde serbest bırakacağı öngörülüyor.
Hindistan’da da benzer bir durum yaşandı. Birçok Hintlinin Merkez Bankasına olan güveni sarsıldığından, bu ülkedeki Bitcoin ticaret hacmi de yükselmişti. Ancak, Hindistan Merkez Bankası ülkedeki kripto paraları bu yılın Nisan ayında yasaklayarak, kendisinin bir kripto para çıkartacağını açıkladı. Karara itirazlar ve dava süreci devam ettiğinden, kripto paraların Hindistan’daki geleceği şimdilik kuşkulu.
Asya
Afrika
Fırsatlar diyarı Afrika’da ise kripto paralar inanılmaz bir hızla benimsenmiş durumda. Güney Afrika, Nijerya ve Zimbabve gibi Afrika ülkelerinde servetlerini güvence altına almak isteyenler kripto parayı bu anlamda bir tercih olarak görüyorlar. Takealot, Bidorbuy ve Kaizer Chiefs gibi servis sağlayıcılar Bitcoin ödemelerini kabul ediyorlar ve kripto paraların gelişimi anlamında Afrika bir sonraki büyük pazar olarak görülüyor. Tabii ki sunulacak hizmetin bedeli, halkın ödeme gücüne göre belirlenmeli.Kripto Paradan Kaçış Yok
Kripto paranın hükümetlerin ve merkez bankalarının uygulamalarına karşı, özgür ve global bir para birimi olarak görüldüğünü söyleyebiliriz. Çin ve Hindistan gibi kripto parayı yasaklayan ülkeler olmasına rağmen, güçlü bir şekilde gelen bu hareketin önünde durulabileceğine inanmıyorum. Çağı ve değişimi yakalayabilen ülkelerin bu dönüşümün önünde durmak yerine bu dalga ile daha yükseğe çıkmayı hedeflemeleri gerektiğine inanıyorum.Diğer yandan, kurumsal yatırımcıların da bu alana çekilmesi gerekiyor. Bu da kripto paraların sağlam bir zemine oturmasından sonra mümkün olacaktır diye düşünüyorum.
Kurumsal Yatırımcılar
Finansal kuruluşlar, dijital para birimleri için yeni fonlar oluşturmaya, özel masalar açmaya başladılar bile. Kurumsal yatırımcıların kripto paraları sağlam ve meşru bir varlık sınıfı olarak kabul edebilmeleri için çeşitli spot ve türev ürünlerle düzenlenmiş, tam özellikli bir ticaret borsasının oluşması beklenecektir.Kripto paralar, perakende kullanıma yönelik olarak hayatımıza girdi ve gelişti. Bu gelişim sürecinde geleneksel kurumsal sermaye ve büyük varlık sınıflarının ihtiyaçları görmezden gelinmiş oldu. Bu tür büyük kurumsal yatırımcılar; türev ürünleri, güvenli merkezlerde barındırılan güvenilir bir teknoloji altyapısını, piyasayla uyumlu ürün ve hizmetleri talep ediyorlar.
Kurumsal yatırımcıların mevcut perakende odaklı kripto borsalarını benimsemekte zorlanacaklarını söyleyebiliriz. Kripto paraların, varlık sınıfından sermaye sınıfına dönüştürülebilmesi için daha iyi bir altyapıya ve piyasalarda güvenilirlik oluşturmaya ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Zira, kurumsal yatırımcılar genelde derecelendirme kuruluşlarının verdiği notları baz alarak ve bu nota karşılık gelen risk priminin kazancını talep ederek yatırım yaparlar. Kripto para ve borsalarının bu noktaya gelebilmesi için olgunlaşmaya ve yeni süreçlerin oluşturulmasına ihtiyaç duyulacağı konusuna eminim siz de katılacaksınızdır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder