Bir algoritma iç savaş çıkarabilir mi? Yuval Noah Harari, son kitabı Nexus’ta bu sorunun cevabını Myanmar örneğiyle, çok detaylı anlatıyor: Facebook algoritmalarının bağımsız kararlar alarak öfkeyi körüklediğini söylüyor. Peki, bizi ekrana hapsetmek uğruna toplumsal barışı feda eden bu 'yapay zeka etiği' çıkmazında bugün neredeyiz? Gelin, teknolojinin bu karanlık köşelerini ve geleceğimizi beraber sorgulayalım.
Facebook algoritmalarının Myanmar'daki rolü, veri etiği ve yapay zeka güvenliği konularında en çok incelenen "kötü örneklerden" biri.
Her şeyin "0" ve "1"lerden oluştuğu teknoloji dünyasında, bu algoritmaları 'teknoloji işte' deyip geçemeyiz. Yapay zeka sistemlerini yaratan insanlar ve kural koyucuların, bunun basitçe bir teknoloji olmadığını, yanı sıra toplumsal sorumluluklar taşıdığını kabul etmeleri ve bu olgunlukla hareket ediyor olmaları yadsınamayacak bir gerçeklik.
Myanmar'da Neler Oldu?
2014 - 2017 yılları arasında ordu destekli gizli hesaplar, sosyal medya üzerinden sistemli bir şekilde nefret söylemi ve yalan haber yaymaya başladı. Algoritmalar bu içerikleri "etkileşim" aldığı için milyonlara ulaştırdı. Toplumda Arakanlı Müslümanlara karşı korku ve öfke biriktirildi. Halk, komşusuna karşı kışkırtıldı.

