16 Temmuz 2017 Pazar

Milenyumlular Geliyor

Ne en güçlü olan tür hayatta kalır, ne de en zeki olan…
Değişime en çok adapte olabilendir, hayatta kalan.

Charles R. Darwin
MİLENYUMLULAR GELİYOR…


Yapılan araştırmalara göre 1981 – 2000 yılları arasında doğan ve Milenyumlular olarak adlandırılan neslin, 2025 yılında dünyadaki işgücünün %72’sini oluşturacağı öngörülüyor. Üreten ve para kazanan konuma gelecek olan bu jenerasyon markaların merceğinde yer alıyor. Pew Research Center tarafından yapılan araştırmaya göre Milenyumluların en önemli karakter özellikleri şöyle sıralanıyor;

-        Kendine güvenen, değişime açık ve internete sürekli bağlı.
-        %50’sinin politik bir görüşü yok.
-        Sosyal medyada aktif.
-        Cep telefonundan gönderdiği ortalama günlük mesaj sayısı 50.
-        Genel olarak insanların güvenilir olduğuna inancı %19.
Bu oran X jenerasyonunda %40.

Milenyum jenerasyonu bilgisayar ve internetle büyüdü,  GUI yani grafik ara yüzlere oldukça aşina. Bu nedenle görsel ifadelere, teknolojik yeniliklere ve işletim sistemlerine hızla ve kolaylıkla adapte olabiliyorlar.  



Milenyumlular Ne İster?

Gelin bu özellikleri kısaca birlikte analiz edelim. Öncelikle milenyumluların teknoloji ve internet bağımlılıkları nedeniyle alışverişlerinde de bu ortamı tercih edeceklerini söylersek yanılmış olmayız. Ancak bu noktada sürekli yenilenen ve değişime açık olan teknolojilerin bu jenerasyonun dikkatini çekeceğini de belirtmeden geçmeyeceğim.

Öte yandan kolay güvenmediklerini de biliyoruz, yani onlara bir ürünü satmak o kadar da kolay değil.
Bu nedenle, klasik pazarlama anlayışı ile yaklaşmak yerinde “influencer marketing” gibi düşünce liderleri aracılığı ile bu hedef kitleye ulaşmak iyi bir fikir olabilir.

MileNyumluların Ödeme Tercihleri

Price Waterhouse Coopers tarafından yayınlanan “2016 Perakende” raporunda 25 ülkede %45’ini milenyumluların oluşturduğu 23,000 kişi arasında yapılan araştırmaya göre katılımcıların;

23,000 katılımcı *

25 ülke
%54’ü


Her ay/ hafta
online alışveriş yapıyor.
%34’ü


Mobil telefonlarının kendileri için ana satın alma aracı olduğunu kabul ediyor.
%67’si


Sosyal medyadaki yorumların satın alma alışkanlıklarını etkilediğini söylüyor
(*)Katılımcıların 10,395’i Milenyumlulardır.

Araştırmada ülkemizle ilgili rakamlara da yer verilmiş;

TÜRKİYE
56%

Sosyal medyadaki yorumların satın alma alışkanlıklarına etkisi
51%

Mağaza içi alışverişlerde 
cep telefonu ile fiyat karşılaştırması
52%

Fiyat avantajı için
yurtdışı sitelerden alışveriş

31%

Aradığı ürünleri yerel
Perakendeciden tercih etme

Milenyumluların ödeme alışkanlıklarının diğer jenerasyonlarla arasındaki farklılıklar raporda şöyle yer almış:


Milenyumlular
Diğerleri
Mobil Ödeme Kullanımı
%24
%16
Ödül Uygulamasına Erişim
%23
%18
Satın almadan önce bakiye kontrolü
%26
%17

ABD’de yapılan diğer bir araştırmaya göre ise geleneksel ödeme metodları Milenyumlular arasında oldukça popüler ve %58’i halen nakit ödemeleri tercih ediyor. Nakdi halen güvenli buluyor. Aynı araştırmaya göre 10 Milenyumlunun 6’sı kredi kartı sahibi değil, bunun yerine işlemlerini banka kartıyla yapmayı tercih ediyorlar.  Bu tercihin altında yatan sebeplerin başında ise borç sevmemeleri geliyor.

Milenyumlular ekonomik krizlere fazlasıyla muhatap olmuş ve daha kısıtlı iş imkanlarıyla yüzyüze kalmış bir jenerasyon.  X jenerasyonuna göre daha minimalist bir yaşam tarzına sahipler. Bu da her türlü tercihlerine etki edebiliyor.

Milenyumlulara Yönelik yenilikler

Apple tarafından Haziran ayında California’da düzenlenen WWDC’de (WorldWide Developers Conference) 2017 sonbaharında piyasaya sürülecek olan yeni işletim sistemi iOS 11 ile arkadaşlar birbirlerine mesaj atar gibi para gönderebilecekler.  Apple Pay, iMessage ile kişiden kişiye ödemeleri “Apple Pay Cash Card” kart marifetiyle desteklemeye başlıyor.

iMessage’a entegre edilecek bir özellikle birlikte kullanıcılar arkadaşlarıyla mesajlaşırken birbirlerine para da gönderebilecekler artık. İşlem güvenliği için bu özellik touch-id ile destekleniyor olacak. Para Transferi gerçekleştikten sonra ilgili tutar Apple Pay Cash Card bakiyesine eklenecek ve kullanıcı bu bakiyeyi kartta bırakarak fiziksel olarak arkadaşlarına, ailesine kart gönderebileceği gibi, kendi bankasına da transfer edebilecek.

Apple tarafından sunulacak olan bu yeni özellik, başta elinden cep telefonu düşmeyen Milenyumluları ve Milenyumlu kafasındaki jenerasyonları hedefliyor.

Milenyumluların Bakış Açıları Farklı

Accenture tarafından 2016’da yayınlanan “Alışveriş Yapan Milenyumlular Kimlerdir? Ve Gerçekte Ne İsterler?” adlı rapora göre ABD’de yaşayan 80 milyon Milenyumlu her yıl yaklaşık 600 Milyon USD harcıyor ve 2020 yılına gelindiğinde Milenyumluların ABD’nin toplam 1.4 Trilyon USD olacak perakende harcamaları içindeki oranının %30’a dayanacağı öngörülüyor.

Rapora göre online alışverişe eğilimli olan Milenyumlular dokunmak, koklamak ve satın almak amaçlı olarak mağazaları da ziyaret ediyor ve alışveriş yapıyorlar.

Online ve mobil kanallar Milenyumlular için önemli, zira bu kanallardan ürünler ve hizmetlerle ilgili bilgi almak istiyorlar. Satın almadan evvel internet üzerinden ürünler ilgili puanlamaları, yorumları ve geri bildirimleri okuyor, en değerli ürün ya da hizmeti en ucuza ve en doğru satıcıdan almak istiyorlar.

Milenyum jenerasyonu tüm satış kanallarında aynı fiyat politikasını ve sadakat uygulamasını bekliyor. Online ya da mağazada kazandığı puanlarını her kanaldan kullanabilmek istiyor.

Rapora göre, konu alışveriş olduğunda Milenyumluların %68’i tüm satış kanallarının entegre şekilde çalışmasını ve kanaldan bağımsız bir müşteri deneyimi sunmasını bekliyorlar.

YARI MİLENYUMLU SAYILIRIM …

Milenyumlu olmasam da ben de aynı kafadayım.
İnternetten ya da sosyal medya üzerinden önce bilgilenmeyi, sonra fiyat araştırmayı ve duruma göre alışverişimi online ya da mağazaya bizzat giderek yapmayı tercih ediyorum.

Hele hele seyahat planlıyorsam, hiç şüphesiz tüm işlemlerimi mobil gerçekleştiriyorum.

Mobil ödeme imkânı sunan her cafe ve restoranda muhakkak mobil ödüyorum, indirimlerden ve bedava alışverişten faydalanıyorum.
Benim de cep telefonum elimden düşmüyor, sosyal medyadaki düşünce liderlerini takip ediyorum ve yorumlarını okuyorum. İlgimi çeken mekân, ürün, şehir, otel, restoran için Instagram’a girip inceleme yapıyorum.

Internet, mobil, sosyal medya, mobil ödemeler, kanallar ve sadakat uygulamalarının gündelik hayatımızın bir parçası haline geldiği kesin.

Bakalım Milenyumluları izleyen Gen Z hayatımıza neler getirecek, neler öğretecek?


8 Haziran 2017 Perşembe

ÖDEME SİSTEMLERİNE YÖNELİK DOLANDIRICILIK VE SAHTEKÂRLIK EYLEMLERİ

“Suça bulaşmış bir internet dünyasında yaşıyoruz, karteller para için kötü amaçlı yazılımlar geliştiriyorlar. Halen bu suçluların yeraltı dünyasından geldiği ve arkadan dahasının da geleceği anlaşılamıyor.”
Eugene Kaspersky

Yaklaşık üç yıl kadar önce, Facebook arkadaşlarımdan birinin yönlendirdiği mesajla başlayan bir süreç sonunda cep telefonu faturamdan beklemediğim bir tutarın çekilmiş olduğunu gördüm. Gerekli itirazı da yapmama rağmen bir sonuç alamadım. Neticede, ne kadar bilinçli bir tüketici olursanız olun, bazen basiretiniz bağlanıyor ve kanıveriyorsunuz işte. Çevremden de takip ettiğim kadarıyla halen benzer dolandırıcılık vakaları inandırıcılıklarını da katlayarak devam ediyor.


Dolandırıcılar gelişen teknoloji ve güvenlik altyapıları ile aynı platformda mücadele etmelerinin yanında tüketicilerin zayıf noktalarını analiz ederek, farklı yöntemler geliştiriyorlar. Örneğin sigorta pazarlamak için arayan bir çağrı merkezi temsilcisi tüketiciyi yalandan yapılmış bir sigorta poliçesinin satışını iptal etmek için cep telefonuna gönderilen 3D Secure şifresini vermeye ikna edebiliyor. Aslında bu esnada dolandırıcılığa maruz kalan tüketicinin kartı ile internet üzerinden işlem yapılıyor. Tüketici can havliyle doğru hamle yaptığını düşünerek 3D Secure şifresini kendi elleriyle dolandırıcıya teslim etmiş oluyor…

Zamanımızın dolandırıcılık ve sahtekârlık yöntemleri her zaman bu kadar naif olmuyor tabii, “man in the middle” gibi yüksek teknoloji gerektiren pek çok yöntemin kullanıldığını da görüyoruz. Peki, bunlar nelerdir ve önleyici tedbirleri nasıl alabiliriz, gelin biraz da bu detayları inceleyelim. 

6 Mayıs 2017 Cumartesi

Blockchain Ekonomisi

Blockchain tüm finansal işlemlerin ve sanal değerlerin bozulmadan
kaydedilmesini sağlayan programlanabilir bir dijital defter ekonomisidir.
Don & Alex Tapscott

Son dönemde hep dijital ödemelerden ve mobil cüzdanlardan konuştuk. Aslında tüm bunlar konvansiyonel paranın dönüştüğünün ve bu dönüşümün devam edeceğinin de bir göstergesi. Gelin bu defa da dünya üzerinde en çok kullanılan elektronik para Bitcoin’e altyapı sağlayan blockchain teknolojisine bir göz atalım.

“Kripto Para Bitcoin” başlıklı SPK araştırma raporunda blockchain “herkese açık, şeffaf, dağıtık, sıralı ve zaman damgalı Bitcoin transfer işlemlerini içeren dijital küresel hesap defteri” olarak tanımlanmış. Bitcoin olmasa bile blockchain teknolojisinin; evrak, dijital ve fiziki varlıkların sahipliğinin izlenmesi veya oy kullanılması gibi alanlarda da kullanımı olduğu raporda belirtiliyor.

12 Nisan 2017 Çarşamba

KERAMET DİJİTAL ÖDEMELERDE

Yapabilirsiniz. Çünkü yapmalısınız!
Goethe

1990’lı yıllarda özellikle toptan satışlarda ödemeler genellikle çeklerle yapılırdı. O dönemlerde çek karnesi almak hem kolaydı, hem de Bankalar müşteriye jest yapmak için ilk müşteri ziyaretlerine bir koçan çek karnesi bastırıp götürerek rekabette avantaj elde etmeye çalışırlardı. Sonra sonra jest mahiyetindeki çek koçanlarının yerini jest kredi kartları aldı. Bankacıların jargonundaki jest kredi kartının tarihi de genellikle bu ve benzeri uygulamalara dayanır.

Bugüne geldiğimizde ise, çek kullanımlarının yerini kartların aldığı, nakit yerine temassız ve mobil ödemelerin kullanılmaya başlandığı bir dijital dönüşümün yaşandığını görüyoruz.

Ödemelerin Global Gelişimi

Capgemini tarafından hazırlanan “2016 Dünya Ödemeler Raporu” da bu dönüşümün kanıtı olurken, global işlem bankacılığındaki rekabet alanlarını ve fırsatları da özetliyor.

Rapora göre;
·        Nakit olmayan işlemler 2014 yılında globalde 387.3 Milyar adet iken, 2013 yılına göre %8.9 oranında artış gösteriyor.
·       Büyümenin önemli kısmı %16.7 ile gelişmekte olan ülkelerden, %6’sı ise gelişmiş ülkelerden geliyor.
·        Çin, 2014 yılında İngiltere ve Güney Kore’yi geçerek nakit olmayan işlemler ilk 10 sıralamasında dördüncülüğe çıkıyor.
·        2015’de ise nakit olmayan işlemlerin %10.1 artarak, 426.3 Milyar adede çıkması bekleniyor.

2 Nisan 2017 Pazar

SOSYAL MEDYADA KURUMSAL PAZARLAMA NASIL YAPILMALI?

MARKAYIM, GÜZELİM, SOSYALİM

Facebook, YouTube, Instagram ve Twitter çağında, markalaşma işi neredeyse eziyete dönüştü. Aslında biz baştan böyle hayal etmemiştik. İşlerin daha kolay, daha ucuz ve daha etkili olacağını düşünüyorduk.


Sosyal medyanın hayatımıza girmeye başladığı 2000’li yılların ikinci yarısında birçok şirket, markalaşmanın altın çağına girildiğini müjdeliyordu. Şirketler bu alanda da varolabilmek ve rakiplerinden geri kalmamak adına hemen dijital ajanslarla anlaşmalar yapmaya, sosyal medya yayınları için ise teknik kadrolar kurmaya başladılar.