12 Nisan 2013 Cuma

Global Trendler- Sahipsiz Ekonomi- Birinci Bölüm

İnternette Margaret Thatcher ile ilgili haberleri ararken Thomas Malnight ile Tracey Keys tarafından kaleme alınmış bir makaleye rastladım. www.globaltrends.com

Makale, Yazarların “2013’ün Global Trendleri” hakkındaki öngörülerini ve sahipsiz ekonomi ile ilgili düşüncelerini içeriyor. Yazıyı iki bölümde yayınlayacağım. İlk bölüm sahipsiz ekonomi, ikinci bölüm ise  global trendlerin alt açılımını içeriyor olacak.

Son dönemde dünyaya egemen olan toplumlar, politikalar, sosyal akımlar, ekonomik dengeler ve yaşam şekilleri hızlı biçimde değişiyor. Bu değişimin içinde kalabilenler, buna hemen uyum sağlayabiliyorlar.
Tabii ki, öngörülerin gerçekleşme ihtimalleri %100 değil; ama olasılıkları değerlendirmenin, ve bunları dikkate alarak beyin jimnastiği yapmanın hiçbir zararı yok. Hatta bu öğrendiklerimiz işimize, kendi kişisel gelişimimize, kariyerimize ve çocuklarımızı yetiştirirken bize katkı da sağlayacaktır.

Haydi şimdi bu yeni trendlere hep beraber bir göz atalım.

Sosyal medyanın, mobil ve dijital teknolojilerin yayılması, çözüm ve deneyimin önemini artırdı, yaşantımızda, verdiğimiz kararlarda, seçimlerimizi yapma şeklimizde ve dolayısıyla  ekonomide değişimi getirdi. Tüketiciler üreticiler karşısında daha güçlü konuma geldiler.

Şimdi insanların daha fazla seçeneği var ve seçimlerini arkadaşlarıyla, topluluklarla ve ağlar üzerinden fikirlerini paylaşarak yapıyorlar. Bunun sokağa yansımalarını da Ortadoğu’da Arap Baharında gördük.

Artık her şeye etki edilebiliyor, hatta bu etki tek bir kişi tarafından da, büyük bir topluluk tarafından da oluşturulabiliyor.  Bu olgu, bugüne kadar hükümetlerde, organizasyonlarda bulunan yönlendirme gücünün bireylere iadesidir.

Toplum tarafından önemli görülen değerler değişmektedir. Mal ve hizmetlerin mevcut ve erişilebilir olması tüketiciler açısından artık yeterli değildir, bunların yerini kişiselleştirilebilir ve müşterinin bizzat katılımıyla geliştirilmiş çözüm ve deneyimler almaktadır.  Sahip olmanın gücü artık eskisi kadar değerli görülmemektedir, özellikle genç nesillerde elde edilen deneyimlerle kişileri harekete geçirebilen bireyler diğerlerinin gözünde statü elde etmeye başlamıştır.

Bu gelişmeler bizi sahipsiz ekonomi kavramına götürmektedir. Sahipsiz ekonomide gereksim duyduğumuz şeyler paylaşılarak veya kiralanarak giderilecektir, illa ki sahip olmak gerekmeyecektir. Şirketler, hedefleri ve topluma verdikleri katkıları çerçevesinde müşterileri, çalışanları ve hissedarları tarafından değerlendirilecek ve yargılanacaktır. Meşru ve legal iş yapmayan şirketlerin personel istihdamı ve kâr etmesi oldukça zorlaşacaktır. Çünkü bu tür şirketlerin yaptığı hatalar kısa zamanda sosyal ağlarda konuşulacak ve şirketin değerliliğini azaltacaktır.

Bugün tüketiciler sadece bir kişiden değil, pek çok kişiden etkileniyor. Dolayısıyla, artık birebir değil, çoklu etki ve hatta kulaktan kulağa yayılan bir etkileşim söz konusu olduğundan pazarlama faaliyetleri artık sadece alıcıya yönelik değil tüm sosyal ağları kapsayacak şekilde olmalıdır.

Bu durumda tüketiciyi etkileyecek faktör üreticinin kendisi midir? Yoksa Google, Apple, Facebook, Amazon gibi kanallar mıdır?

Değişen dünyada, işbirliği ve ağlar giderek önem kazanmaktadır, endüstriler de buradan elde edecekleri girdilerle tüketiciye değer yaratan çözüm ve deneyimleri oluşturmak üzere değişecek, tüketici beklentilerine göre kendilerini yeniden şekillendireceklerdir.

Yazının ikinci bölümünü de daha sonra yayınlıyor olacağım, bu son bölüm on yeni global trendi içeriyor olacak.

Yazının ikinci bölümü için tıklayınız.

Yazan: +Elif Bilge