25 Mart 2013 Pazartesi

Güney Kıbrıs Kurtarma Paketi - II

Geçen haftaki yazımda bahsettiğim gibi, Güney Kıbrıs'ın içine düştüğü ekonomik krizden çıkmak için gerekli olan 17 milyar Euro'nun bir kısmının mevduatlara vergi uygulanarak ekonomiye enjekte edilmesi Güney Kıbrıs Parlamentosunda kabul edilmemişti hatırlayacağınız üzere.

Bunun akabinde, Güney Kıbrıs Maliye Bakanı yardım almak üzere Rusya'ya gitmişti. Rusya'nın Güney Kıbrıs karasularındaki doğal gaz kaynakları karşılığında yardım yapabileceği söylenmiş, ancak, Güney Kıbrıs hükumetinin buna sıcak bakmaması nedeniyle Maliye Bakanı ülkesine eli boş dönmüştü.

24 Mart gecesi AB ülkelerinin liderleri, AB liderleri, IMF, Avrupa Merkez Bankası ve Rum Lider Nicos Anastasiades'in yaptığı görüşmeler sonucunda 10 milyar Euro tutarındaki kurtarma paketi Güney Kıbrıs'ın iflasına saatler kala onaylandı.

Kabul edilen kurtarma planı, Güney Kıbrıs Parlamentosuna sunulmaya gerek kalmadan uygulamaya alınabilecek. Buna göre;

  1. Güney Kıbrıs'ın 2. büyük bankası Laiki'nin borç ve alacakları Kıbrıs Bankası'na transfer edilecek.
  2. Laiki Bank kapatılacak ve Bankanın tüm personelinin işine son verilecek. 
  3. Laiki Bank ve Kıbrıs Bankası'nda bulunan 100 Bin Euro altı mevduatlar garanti kapsamında Kıbrıs Bankası'nda tutulacak.
  4. Laiki Bank ile Kıbrıs Bankası'nda bulunan ve mevduat garantisi dışında kalan toplam 4.2 milyar Euro tutarındaki mevduat ise Laiki Bank'ın zararının karşılanması ve Kıbrıs Bankası'nın yeniden sermayelendirilmesinde kullanılacak.
  5. 100 Bin Euro üzerindeki mevduatlardan en fazla %40'a kadar kesinti yapılarak, AB'nin tahsis ettiği 10 milyar Euro'luk kurtarma paketinin üzerindeki likidite ihtiyacı da bu kesintilerle  karşılanmış olacak.
  6. Kıbrıs Bankası'na Merkez Bankası tarafından kontrollü likidite enjekte edilecek.
Güney Kıbrıs ekonomisinin büyüklüğü AB'nin Binde 2'sini (%0.2) oluşturuyor. Güney Kıbrıs Bankacılık Sektörü ise ekonomisinin 8 katı büyüklüğünde.

AB'nin kendi ekonomisinin sadece Binde 2'sini oluşturan Güney Kıbrıs'a gereken tüm parayı vererek kurtarması beklenirdi aslında, ancak bunun altında yatan nedenin Rusların kaynağı belli olmayan mevduatları olduğu ve artık AB bünyesinde böylesi bir serbest bölgeye müsamaha gösterilmek istenmemesi olduğu söyleniyor.

Bu anlaşma ile birlikte Güney Kıbrıs kendi ülke modeli olan off shore bankacılıktan da vazgeçmek durumunda kaldı. 1.1 Milyon nüfusuyla kişi başına 30 Bin Euro'luk bir geliri olan Güney Kıbrıs, ülkede veya ülke dışında yerleşik birçok Rus oligarkının ve iş adamlarının menşei belli olmayan servetlerine vergi avantajı da sağlayarak güvenli bir liman olmuştu.


Güney Kıbrıs Bankalarının toplam mevduatı 68 milyar Euro iken, 100 Bin Euro üzerindeki mevduat toplamı ise 38 milyar Euro. Bu mevduatların yarısı da Ruslara ait.
Şimdi bu mevduatlar kendilerine yeni güvenli limanlar arıyorlar ve pek çok Özel Bankacının bu mevduatları kendi Bankalarına kaydırabilmek üzere Güney Kıbrıs'a hareket ettiği söyleniyor.