18 Haziran 2018 Pazartesi

BLOCKCHAIN’IN AYAK SESLERI


“İstediğin şeyi elde etmenin ilk adımı, istemediğin şeylerden kurtulma cesaretine sahip olmaktır.”
Zig Ziglar
   
Blockchain teknolojisinin sözleşme süreçlerini hızlandırdığına önceki yazılarımda değinmiştim. Ancak o dönemde henüz elle tutulur bir finansal işlem örneği veremediğimizden, bu özelliği ete kemiğe büründürememiştik. Ve nihayet Nisan ayında elle tutulur bir örnek karşımıza çıktı.

Blockchain'Lİ İLK KREDİ İşlemİ
İspanyol BBVA dünyada ilk kez blockchain ile kredi veren banka oldu. Banka ile borçlu arasında yürütülen müzakereler de dâhil tüm süreç, dağıtık kayıt teknolojisi blockchain üzerinden tamamlandı. Böylece 75 Milyon Euro tutarındaki kurumsal kredi işlemi blockchain ile tahsis edildi ve bu işlemde Ethereum’un halka açık blockhain altyapısı kullanıldı.

Blockchain teknolojisinin kullanımı ile normalde günler alan kredi müzakere sürecinin saatlerle ifade edilecek bir süre içinde neticelendiği açıklandı. Blockchain teknolojisi, kurumsal krediler sürecinin daha etkin, şeffaf ve güvenilir bir şekilde yürütülebilmesine imkân sağladı ve sağlayacak.

Neden Blockchain?
Blockchain altyapısı, böylesi karmaşık işlemlere ilişkin değişiklik ve güncellemelerin tüm taraflarca aynı anda izlenebilmesini sağlarken, süreçlerin de sadeleşmesine ve hızlanmasına yol veriyor.

Kredi piyasasındaki en karmaşık süreçlerin kurumsal krediler ve sendikasyon kredileri olduğunu söyleyebiliriz. Zira, bu tür kredilerin sözleşme ve tahsis süreçlerine çok sayıda ekip müdahil oluyor ve bu ekiplerin sürece ilişkin kayıtlara erişimi, gözlemi gerekiyor. Dolayısıyla Blockchain’in bu tür kredilerin tahsisinde yaygın şekilde kullanılabileceğini şimdiden söyleyebiliriz.

Blockchain Çözümleri
Birçok banka, süreçlerini basitleştirmek ve maliyetlerini düşürmek amacıyla Blockchain teknolojisini inceliyorlar. Bu hedeflerinin yanında, finteklerle rekabette yeni iş modelleri geliştirmek için de gene Blockchain teknolojilerinden nasıl faydalanabileceklerini anlamaya çalışıyorlar.

Bir kısım finansal kurum mevcut iş modellerinde karşılaştıkları problemleri somut şekilde Blockchain ile çözebilecekleri modeller üzerinde çalışmalara başladılar bile.

Yanı sıra, finansal piyasaları düzenleyen ve denetleyen kurumların da Blockchain’e ilgisi de giderek artıyor ve Blockchain’e ilgi duyan Bankalarla beraber bu kurumlar da yasal çerçevede bu teknolojiden nasıl faydalanabileceklerini araştırıyorlar.

Blockchain tabanlı çözümlerin farklı alanlardaki finansal hizmetleri dönüştüreceğine inanıyorum. Belki de şu anda aklımızın ucundan bile geçmeyen birçok ürün ve hizmet bu teknolojinin kullanımı ile farklılaşacak, basitleşecek ve daha güvenilir hale gelecek.

Açık Sistemler
Ekonominin dijitalleşmesi, bankaları giderek daha şeffaf ve açık olmaya itiyor. Geçtiğimiz yıllara nazaran, globalde ve ülkemizde Bankaların finteklerle olan işbirliklerini arttırdıklarına tanık oluyoruz. Çoğu Bankanın altyapısı açık sistemlere evrilmeye uygun değil. Bu noktada, mikroservis teknolojilerinin dış entegrasyonlar için Bankaların imdadına yetişeceği ve dağıtık kayıt teknolojisi Blockchain’in de desteği ile “tak çalıştır” yapısına geçişin kolaylaşabileceği konuşuluyor.

Bu görüşe ben de katılıyorum. Zira, Bankaların çerçevesi kesin hatlarla çizilmiş süreçlerinin rekabete uyumlu şekilde dönüştürülmesi gerekiyor. Fintekler müşterilerine bu esnekliği sağlayabilirken, Bankalar neden sağlayamasın? Fintek sistemlerine entegrasyon için gerekli API bilgileri açık ve şeffaf şekilde internet sitelerinden ilan ediliyor iken, paralelde Bankalar da benzer hizmetleri verebilmeli.

Dünya Bankası
Dünya Bankası da Blockchain teknolojisini araştıran kurumlardan biri ve bu teknolojiyi finansal kurumlar arasındaki güvenin oluşturulması için önemli bir potansiyel olarak görüyor. Denetim ve sosyal açıdan gelişmekte olan ülkelerde uygulanan pilot projelerin geliştirilmesi için de bir “Blockchain Laboratuarı” kurmuş durumda.

Laboratuarın kuruluş amacı Bankanın ülke müşterilerine yardımcı olabilmek adına Blockchain teknolojilerinden nasıl faydalanılabileceğini daha iyi anlayabilmek. Sınır ötesi ödemeler, arazilerin yönetimi ve karbon kredilerinin yönetimi ile ilgili örnekler araştırılıyor; Dünya Bankası çalışanları müşterilere blockchain teknolojileri ile çözümler sunmayı hedefliyorlar.

Microsoft, Amazon gibi uzman şirketlerle iş ortaklığı yaparak Blockchain teknolojilerini daha etkin kullanmayı amaçlayan Dünya Bankası, henüz bu süreçleri netleştirmemiş olduğunu açıklasa da, şimdiden bu alanda yatırım yapması önemli bir gelişme.

Blockchain neden güvenli?
Blockchain teknolojisi dağıtık kayıtlar ve veri tabanındaki uçtan uca kural seti ve yazılım altyapısındaki protokol seti ile güvenliği sağlıyor. Bu protokoller Blockchain katılımcılarının farklı şekillerdeki oylama mekanizmalarıyla doğrulanıyor ve bu yolla veri alışverişlerinde ek bir güvenlik katmanı sağlanmış oluyor.

Dağıtık Kayıt Yapısı: Blockchain merkezi bir kayıt yapısında kurulu olmadığından ve sayısız düğümden oluştuğundan, Blockchain’i güvenilir ve kırılması imkânsız yapıyor. Sistemi kırmaya yönelik girişimler tek bir merkeze değil tüm düğümlere yöneldiğinden, Blockchain süreçleri bu girişimi engelleyebiliyor ve yanı sıra iş süreçlerine yönelik potansiyel tehditleri de algılayabiliyor.

Değiştirilemez Veri Yapısı: Blockchain ağı üzerinde veri bir kez kaydedildikten sonra değiştirilmesi mümkün değil. Verideki değişiklikler ancak ve ancak tüm veri bloklarının aynı anda konsensüs sağlaması ile gerçekleştirilebiliyor.

Aracısız Veri Paylaşımı: Güvenliğin sağlanması sistemin ana karakteristiği olduğundan işlemlerde arabuluculara yer yok. Katılımcılar kendi aralarında doğrudan veri alışverişinde bulunabiliyorlar. Sistem bu süreçlerdeki güvenliği matematik ile sağlıyor. Örneklemek gerekirse, Banka tarafından kullanılan Blockchain üzerinde tedarikçi ile müşteri doğrudan veri alışverişinde bulunabilirken, bu veri ağ üzerindeki tüm partiler tarafından şeffaf, güvenli ve değiştirilemez şekilde izlenebiliyor.

Blockchain’i özel sektördeki kurumlara cazip kılan özellikleri aynı zamanda devletler için de farklı açılardan önem arz ediyor. Halka açık Blockchain sistemleri ile biyometrik tanımlama, kriptografik kimlik tanımlama ile sahtecilik girişimlerinin engellenmesi gibi süreçlerin de gelişeceği söylenebilir.

Blockchain’in iş süreçlerinde kullanılacağı ve yaygınlaşacağı konusunda iş dünyasının çekimserliğinin azaldığını düşünüyorum. Ancak finansal kurumların bu teknolojiyi kendi süreçlerine adapte edebilmeleri için iş modellerini dönüştürmeleri gerekiyor.