6 Nisan 2013 Cumartesi

Dünya Barış Süreçleri - II

Ülkemizin önemli bir gündem maddesi olan Barış Süreci’ne benzer Dünya örneklerinin 2.cisi olan İspanya, Fransa ve ETA hakkında bilgileri paylaşmak istiyorum.

Önce anlaşmazlığın nedenine bakabiliriz.

20. yüzyılın başlarında orta çıkan Bask milliyetçiliğinin kökeni Bask Bölgesi ile Kastilya Krallığının geçmişten gelen siyasi ve hukuki ilişkilerine dayanıyor. 16. Yüzyılda Kastilya Krallığının Navarre’yi işgali sonrası, Bask bölgesindeki halk isyanları başlıyor. 1789 Fransız devriminden sonra Kastilya Krallığı isyanları bastırmak için bölge halkının çok da hoşuna gitmeyen şekilde bölge yönetiminde düzenlemelere gidiyor. 19. Yüzyılda Krallıkta çıkan taht kavgası, monarşi yanlısı muhafazakarlar ile liberaller arasında Carlist savaşlarına yol açıyor.

Carlist Savaşları sonucunda liberaller üstünlük elde ediyor, 1843’ten itibaren ülkenin Merkezi İdare ile yetkilerin merkezde toplanarak yönetilmesine geçiş yapılıyor. Ülke 52 idari bölgeye ayrılarak, valilik sistemi getiriliyor. Bu yeni sistemde devlet önünde tüm vatandaşlar eşit haklara sahip oluyor.  Bu sürecin sonunda, Bask ve Navvare bölgeleri ise kendilerine verilmiş imtiyazları koruyorlardı.  

İspanya’da İspanyolca dışında, Baskça, Galiçyaca ve Katalanca konuşuluyordu, ancak yeni yönetim şekli homojenliğin konuşulan dil için de geçerli olmasını öngörüyordu. 1851’de Barselona Valisi kendi bölgesinde İspanyolca dışındaki dillerde eğitim verilmesini yasaklıyordu.

Bask milliyetçiliği ayrı kültür ve dil duygusundan kaynaklıydı. Aslında Baskça hiçbir Avrupa dili ile ortak kökene sahip değildi. Diğer yandan mezhep farkı da bulunuyordu, Bask Bölgesi Katolikti.

20. yüzyılda Bask Bölgesi endüstri anlamında kendini geliştirdi, ağır sanayi, metalürji ve gemi yapımı konusunda ilerleme kaydetti ve zenginleşti.

Yaşanan ayrışmalar nedeniyle ETA kuruldu. ETA; Bask Vatanı ve Özgürlük ya da Baskça’da Euskadi Ta Askatasuna’nın kısaltmasıydı; 1959 yılında Franco diktatörlüğüne karşı kurulmuştu ve Bask Bölgesinde yaşayan 2 Milyon kişi adına önce kültürel savunuculuk yapıyor; ancak 1968 yılından itibaren de faaliyetlerini silahlanarak sürdürüyordu. Örgüt, 20 Ekim 2011’de silahlı mücadeleyi bıraktıklarını açıklayana kadar, 1968 – 2011 yılları arasında 829 kişinin ölümüne sebebiyet vermişti. Bu nedenle de Avrupa Birliği ve ABD’de terör örgütleri listesinde ETA’nın ismi de yer almaktadır.

17 Ekim 2011’de yapılan Donostia-San Sebastián International Peace Conference’a Kofi Annan, Tony Blair, Jimmy Carter ve birçok önde gelen isim katılıyor ve bu konferansın sonucunda 5 maddelik bir açıklama yayınlanıyordu:
  1. ETA’nın ateşkes ilan etmesi, bunu halk önünde açıklaması ve İspanya ile Fransa’yı   görüşmeye davet etmesi
  2. ETA’nın bunu yapması halinde İspanya ve Fransa’nın bu davete olumlu yanıt vermeleri ve anlaşmazlığı sonuçlandırmak üzere çalışma yapmaları
  3. Anlaşma öncesi mağdurların mağduriyetlerinin tanınması, bunun kişisel ve sosyal olarak giderilmesi için gereken adımların atılması
  4. Anlaşmazlıkların giderilmesi esnasında görüşmelerde bulunacak aktörlerin saldırgan olmamaları ve mümkünse 3. Kişilerin bu görüşmelerde arabuluculuk yapmalarının sağlanması
  5. Konferansa katılımcılarının, görüşmelerde bulunabilecek bir komite kurulmasına de katkı vermesi
2010 yılının ilk yarısında İspanyol, Fransız ve Portekiz hükümetleri tarafından yapılan işbirliği neticesinde yaklaşık 50 kişiden oluşan örgüt lider kadrosu elimine edilmiş, 700 civarı örgüt üyesi ise yakalanarak hapsedilmişti. Konferans açıklamasından sonra ETA, 20 Ekim 2011’de ateşkes ilan ettiğinde, siyaset bilimciler bu duruma hem ETA’nın küçülmesinin ve hem de Bask Solunun politik sürece olan desteğinin artmasının sebebiyet verdiğini söylediler.  

İspanya Başbakanı Zapatero, ETA’nın ateşkes ilanından sonra “Demokrasi, hukuk ve mantığın zaferi”  (a victory for democracy, law and reason) demiştir.

Diğer yandan, Zapatero’nun yönetimindeki İspanyol Hükümeti örgütle doğrudan görüşme yapmak istememiş, bu nedenle müzakereler için Güney Afrikalı bir arabulucu Brian Currin görevlendirilmiştir. Brian Currin, İspanya ve Fransa tarafından tanınmadığı gibi, mağdur yakınları birliği tarafından işinde yetersiz ve yarardan çok zararlı görülerek görevi bırakması istenmiş,  önde gelen İspanyol Siyasi Partileri tarafından Bask anlaşmazlığını bilmemekle eleştirilmiştir.

Bu konudaki diğer yazıma ulaşmak için tıklayınız.

Referanslar:
http://www.basquepeaceprocess.info/ 
İspanya’da II.Cumhuriyet ve İç Savaş Yüksek Lisans Tezi – Bora Salman
Wikipedia
http://www.time.com/time/world/article/0,8599,2097522,00.html