30 Mart 2013 Cumartesi

Güney Kıbrıs Krizi- III - AB ve Euro Sınavı Geçemedi


Güney Kıbrıs’ta Bankalar açılalı 2 gün oldu.

Sermaye hareketlerini sınırlandırma amaçlı kısıtlamalar sürüyor. ATM’den günlük para çekme limitleri 300 Euro’ya çıkartılırken, yurt dışına transferler de belli limitler dahilinde yapılabiliyor.

Sınırlamalar, mudilerin Bankalara hücumunu önlüyor ve likiditeyi koruyor. AB’nin sermaye hareketlerini kontrol etmek için geliştirdiği bu strateji de ilk kez Güney Kıbrıs’ta uygulanmış oldu.

Güney Kıbrıs Parlamentosu mevduat vergisini onaylamayarak garanti kapsamında olan 100 Bin Euro ve altındaki mevduatları korudu. Ancak, bu karar sonrası AB ile yapılan anlaşmaya göre mevduat garantisi dışında kalan büyük montanlı mevduatların %40’ı kesintiye uğrayacak.

Ekonomistlerin Güney Kıbrıs Euro krizi ile ilgili yorumları şöyle;

Jakob Kirkegaard – Peterson Institute for International Economics: “Bundan sonra 100 Bin Euro üzerinde mevduatı olan kişi ve kuruluşlar paralarını yatıracakları bankaları seçerken finansal durumuna ve sağlıklı bir yapıya sahip olup olmadığına bakarak karar vermek durumundalar. Kapitalist dünyaya hoşgeldiniz. Finansal bünyesi zayıf olan bankaların büyük mevduatları toplamakta güçlük çekeceklerini şimdiden söyleyebiliriz.”

Ken Rogoff – Harvard Ekonomisti: “AB yetkilileri bu verdikleri kararlarla, hiçbir zaman  yapmayız dedikleri şeyleri yaptılar. Öncelikle büyük mevduat sahiplerine acı çektirdiler, ikinci olarak da Güney Kıbrıs’tan çıkmak isteyen sermayeyi sınırlandırdılar. Bunlar çok sert tedbirler.”

Jens Nordviz – Nomura Securities Global Döviz Stratejisti: “Herkesin olmaz dediği oldu ve bu anlaşma “Euro gerçekten ortak bir para birimi mi?” dedirtti. Eğer Euro Bölgesinde mevduatınız varsa, bundan sonra Güney Kıbrıs veya Almanya, Fransa bakmaksızın acaba paramı geri alabilir miyim diye endişe duyacaksınız. Bu belirsizlik gerçekten rahatsız edici. Piyasalar bu duruma büyük tepki vermemesine rağmen, bundan sonra Euro Bölgesi bankaları kaynak çekmek için daha fazla maliyete katlanmak durumunda kalacaklar, bu da kredi maliyetlerine ve dolayısıyla ekonomiye olumsuz etki yapacaktır.”

Avrupa bölgesindeki ekonomik büyüme, bu belirsizliği hafifletebilecek olumlu tek etken gibi görünse de bu krizden sonra bankacılık sistemine oluşacak güvensizlik ve hükümetlerin alacakları kemer sıkma önlemlerinden sonra büyümenin sürdürülebilir olup olmayacağı da tartışılır.

Ken Rogoff – Harvard Ekonomisti: “Görünen o ki, Avrupa Birliği çekirdek bir topluluk olarak kalacak ve sermaye kontrollerine dayalı bölünmeler olacak. Bu bölünmelerden sonra, birlikten ayrılan ülkelerin yeniden tam üye haline gelmeleri için de uzun zaman geçmesi gerekecek”

Yazar: +Elif Bilge 
Kaynak: NPR, Washington
http://www.npr.org/2013/03/29/175640644/cyprus-crisis-frames-eurozone-as-work-in-
progress